Güllüoğlu ve Kıllı Baklava

Güllüoğlu ve Kıllı Baklava

Hiç yazı yazamadığım kişisel blog’umda sanırım bundan sonra sadece şikayetlerden başka bir şey yer veremeyeceğim gibi görünüyor. Şu sıra o kadar fazla marka beni hayal kırıklığına uğrattı ki, D&R, Akbank, İstanbul Coffee Fest, Happy Moon’s Cafe sanırım oturup bütün gün deneyimlerimden şikayet yazmam gerek.

Beni en fazla hayal kırıklığına uğratan ve bu vakitsizlik sıkıntımda beni yazmaya iten en büyük neden ise Nejat Güllüoğlu oldu. Orijinal Güllüoğluda denilebilir 🙂

Peki ne yaptı bu adamlar bana niye bu kadar sinirlendim?

Baklavayı sevenler grubundanım. Sık tükettiğim bir tatlı, ve damak tadıma ve yiyecekte kaliteye güvenirim. Marka bağımlılığım veya marka farkındalığım mı? İşletme yüksek lisans okuyan ve son dönemimde beni markalar hakkında aydınlatan hocam sayesinde yeterince var denilebilir.

Günümüzde markalar adlarına yakışır şekilde davranmamakta ne yazık ki hatalarının bedellerini ödememek ve müşteriye gereken saygıyı vermemekte.

Yaklaşık 2013 yılının başından beri kendi işimi yapmaktayım. 2013 yılından 2018 yılına kadar yüzlerce proje yaptım. Şu an yaklaşık 50’ye yakın aktif müşterim var. Tamam bu anlattığım çok büyük bir başarı değil fakat anlatmak istediğim ise başarı değil. İnanın herkes gibi zamanım çok kıymetli zamanı olmayanlar için zamanın nakit olduğu Türkiyemizde ne yazık ki artık işin stresi ve insanların kendine çalışmaktan dahi zaman ayıramaması heleki İstanbullular için evrensel bir sorun.

Kendimize zaman ayırıp güzel bir yemek, tatlı veya bir hediye almaya kalktığımızda da ne yazık ki güzel Türkiyemiz’de güvendiğimiz markalar bile bir markaya yakışır şekilde davranmamakta, bekleneni vermemekte ve hatalarının bedellerini ödememekte.

Niye bu kadar uzun uzun anlatıyorum. Bir şeyleri idrak ettirebilmek için sanırım, şimdi yaklaşık 50’ye yakın aktif müşterim olduğunu söyledim ve şu an tek başına çalışıyorum. İşimde bir problem olduğunda, bu işin arkasında dururum evet insanız hepimiz hata yaparız. Bir iş yapıyoruz, yaptığınız işin kalitesi kadar arkasında durmanızda önemli. Bugün pazardan bir eşofman aldığımızı düşünelim basit bir örnek yırttık çıktığında pazarcıya götürdüğümüzde pazarcı esnafımız ürünü değiştirir %99’a yakın bir oranda değiştirir. Fakat günümüzde markalar işte pazardaki pazarcı esnafımız kadar dürüst değil veya dürüstlüğü kalmadı ne yazık ki.

Güllüoğlundan 2,5 ay içersinde aldığım iki baklava fiyaskonun ötesinde çıktı. İlk baklavayı bir tanıdığıma hediye götürmek için almıştım altları yanık ve bayat şurup içersinde bir baklava ile karşılaştım ve götürdüğüm kişiye biraz rezil oldum açıkçası. İkincisidemi baklavanın arasından up uzun kıp kıvırcık bir kıl çıktı ve kıl baklavanın ortasından çekmeye çalıştığımda birde içersinde koptu. Tamam milyonlarca baklava üreten bir tesis olabilirsiniz hata her zaman olabilir. İşinizi ne kadar mükemmelleştirseniz de hatayı önleyemeyebilirsiniz. Fakat hata yaptığınızda alacağınız önlem ve müşterinize davranışınız çok önemli olmalı sizi markalaştıran güvenilir olmanızı sağlayan, en önemli unsur satış sonrası hatalı bir ürün veya hizmete için ayırdığınız zaman ve davranışlar.

Her girdiğimde kayda çok fazla değer bir fiyatta kendilerinden ürün almaktayım. Dışarıda satılan baklavalara göre daha pahalı, verdiğim paranın kalitesini ve hizmetini almam gerek benim ise bir sorunla karşılaştığımda gördüğüm tavır. İlk başta inanamadılar, ısrar ile Faruk Güllüoğlu olabilir mi? dediler. Ben ise tabiki de salak değilim ne aldığımı gayet iyi biliyorum. Hatta marka bağımlılığından dolayı Faruk Güllüoğlunu seçmediğimi, onları hep seçtiğimi söyledim.

Ne mi oldu?

Size döneceğiz dediler. Baklavaların fotoğraflarını istediler. Fotoğrafları gönderdim ve geri dönmediler. Hatta özür dahi dilemediler.

Bence müşteriler olarak farkındalık yaratmanın vakti geldi? Çünkü bazı büyük markalar müşterinin önemini zerre kadar önemsemiyor!

Yazar Hakkında

30 Yaşında İzmir doğumlu İstanbulda yaşıyor Bahçeşehir Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans ve Okan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisi mezunu. ISTKA, ve Huawei Telecominication de Yazılım Geliştirici olarak çalıştıktan sonra, kariyerine Freelancer Yazılımcı olarak devam etti. Şuan kurumsal şirketlere yazılım ve seo danışmanı olarak hizmet veriyor. Lost Ajans ve Alican Design'ın kurucusu, Atölye Noktası'nın kurucu ortağı ayrıca birde Blog'u Alican HELP-ME! var :)

Benzer yazılar